Polikistik Over Sendromu (PCOS): Nedenleri, Belirtileri ve Kişiye Özel Tedavi
Polikistik Over Sendromu (PCOS), yeni adıyla Poliendokrin Metabolik Over Sendromu (PMOS), kadınlarda sık görülen ve yumurtalıklardaki hormon dengesizliği ile karakterize edilen bir durumdur. Doğru tanı ve kişiye özel tedavi ile hem adet düzeni sağlanabilir hem de gebelik isteyen hastalarda yüksek başarı elde edilebilir.
Polikistik Over Sendromu (PCOS) Nedir?
Polikistik over hastalığı ya da sendromu; yumurtalıklarda hormon dengesizliği ve yumurtlama sorunu ile seyreden, endokrin (hormonal) bir problemdir. Esas neden, yumurtalıkları uyaran hipofiz bezinden salgılanan hormonlar ile yumurtalık arasındaki iletişim sorunudur ve geniş bir yelpaze içinde incelenir.
Ultrasonda yumurtalıklar polikistik görünümdedir; ancak burada yanlış anlaşılmaması gereken önemli bir nokta vardır: yumurtalıkta kist yoktur. Aslında yumurta başlangıcı olan küçük folikül sayısı yüksektir; yani bir yumurtalık yetmezliği söz konusu değildir. Buna karşın, düzensiz organizasyona bağlı olarak yumurtlama sorunu yaşayan alt grupta, yumurta başlangıcı olan folikül normal hızında büyüyüp yumurta geliştirerek yumurtlama fonksiyonunu gerçekleştiremez.
Bu duruma bağlı olarak adet düzensizlikleri ve yumurtlama sorunları görülür; gebe kalmak isteyen vakalarda gebelik elde etmede güçlükler yaşanabilir.
Tedavi ile Yüksek Gebelik Şansı
Kişiye ve çifte özel olarak planlanan, yumurtlamayı düzenleyen ve dengeleyen tedavilerle yumurtlama sorunu kolaylıkla çözülebilir ve yüksek oranda gebelikler elde edilebilir. Eşlik eden başka durumlar mevcutsa, bu faktörlere bağlı olarak aşılama ve tüp bebek tedavileri gibi diğer basamak tedaviler uygulanabilir.

Polikistik Over Hastalığında Tedavi Kişiye Özel Olmalıdır
Temelde hormon dengesizliği olan bu tablo, geniş bir spektrumda incelenir. Bazen eşlik eden metabolik sorunlar (insülin direnci, tiroit sorunları gibi) tedavi edilerek, ek hormon vermeden sürecin yönetilmesi en doğru stratejidir.
Her hastada mutlaka adet düzensizliği olmayabilir; kimi vakada hormon bozukluğu daha üst seviyelerde, kimi vakada ise daha hafif seyreder. Ultrasonik bulgular da her hastada birbirinin aynı değildir.
Ayrıca hastanın yaşı, bekâr ya da evli olması, sürecin yönetilmesinde farklı stratejiler gerektirir. Örneğin, henüz ergenlik dönemindeki 14-16 yaşındaki bir vakanın tedavisi, 18 yaş üstü bekâr bir hastanınkinden farklıdır. Aynı şekilde şikâyetlere ve klinik duruma göre her hasta birbirinden farklılık gösterir; hastanın hangi alt gruba girdiğine karar verilerek ona göre takip yapılması gerekir.
Ezbere ve çok uzun yıllar boyunca ağır hormon içeren doğum kontrol haplarının verilmesi doğru değildir. Hastamız evliyse ve çocuk sahibi olmak istemiyorsa farklı bir strateji izlenir; evliyse ve çocuk sahibi olmak istiyorsa yumurtlamanın düzenlenmesi ile birlikte diğer tüm faktörlerin de iyi analiz edilmesi ve organizasyonu gerekir.

Comments are closed